Proje Hakkında

Göçmen çocuklar, kültürel farklılıklar, yabancı dil problemleri, sistematik uyum programlarının olmayışı ve sosyal dışlanma gibi sorunlara bağlı olarak ev sahibi ülkede çeşitli uyum problemleri yaşamaktadırlar. Göçmen çocukların sosyal uyumlarının yeterli şekilde yapılmaması yoksulluk, dışlanma, çocuk işçiliği, erken yaşta okul bırakma ve erken yaşta evlenme gibi olumsuz deneyimlere maruz kalmalarına sebep olabilmektedir. Bu nedenle göçmen çocukların uyum problemleri, Avrupa ülkelerinde en önemli konulardan biridir. Bu noktada okullar, göçmenlerin uyum konularında anahtar bir role sahiptir. Göçmen çocuklar, ev sahibi ülkelerde yerli çocuklarla birlikte eğitim görmektedirler. Ancak, göçmen öğrenciler, öğretmenleriyle ve akademik görevleri gerçekleştirmede bazı problemler yaşamakta ve kendilerini bu eğitim süreci içerisinde başarısız hissetmektedirler. Öğretmenler ise çok kültürlü sınıf yönetimi becerilerindeki eksiklik ya da çeşitli olumsuz tecrübeler nedeniyle tükenmişlik problemi ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bunların yanı sıra göçmen öğrenciler, akranlarıyla da sosyal uyum sorunları yaşamaktadırlar. İnformal öğrenmelerin büyük çoğunluğu, genel olarak akran grupları içerisinde gerçekleşmektedir. Okullarda akran grupları sosyalleşme süreçlerini etkilemektedir. Bu nedenle göçmen öğrenciler, akran etkileşimine katılamadıklarında akran gruplarından fayda sağlayamamaktadırlar. Benzer şekilde OECD raporunda da göçmen öğrenciler için ev sahibi ülkelerde okulların, bağlılık duygusu kazandırmada önemli bir role sahip olduğunun altı çizilmektedir. Göçmen öğrenciler, akranları tarafından kabul edilirlerse, kolaylıkla bağlılık duygusunu kazanacaklardır. Ancak OECD raporunda, her ülkenin göçmen öğrencilerin bağlılığını sağlayacak kendi okul uygulamaları olmasına karşın, henüz istenilen düzeyde olmadığı belirtilmektedir. Göçmen öğrenciler olumsuz okul deneyimlerine bağlı olarak, sosyal dışlanma ve okul bırakma problemleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

Ev sahibi toplumla bağ kurmada 11 ve 15 yaşları arasındaki göçmen öğrenciler, en hassas gelişim dönemi içinde oldukları için bu projede 11 ve 15 yaş arasındaki ortaokul öğrencileri, hedef grup olarak seçilmiştir. Göçmen öğrencilerin ev sahibi ülke ile bağ kurmasını sağlamak için kapsayıcı okul ortamına ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak OECD raporunda Avrupa ülkelerinde hala göçmen öğrencilerin okula uyumuna yönelik sistematik ve yaygın okul uygulamaları bulunmamaktadır. Buna bağlı olarak, her ülke, kendi uygulamasını gerçekleştirmek ve bu uygulamaların etkililiğine ilişkin tartışmalar devam etmektedir. 

Bu projede Avrupa’daki okulların göçmen çocuklara yönelik kapsayıcı okul ortamlarının etkili ve etkili olmayan uygulamalarını belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Avrupa’daki okul uygulamaları, “öğretim materyalleri”, “fiziksel ortam” ve “öğretmenlerin çok kültürlü sınıf yönetimi becerileri” olmak üzere üç konu başlığında incelenecektir. İkinci olarak, bu uygulamalar arasında etkili okul uygulamaları belirlenecek ve bu uygulamalar, bir kitapçıkta toplanacaktır. Bu kitapçık, göçmen öğrencilerin okul ortamlarına uyumlarını artıracak okul uygulamalarının düzenlenmesinde ve standartlaştırılmasında yol gösterici bir nitelikte olacaktır. Bu projede Türkiye, Almanya ve İtalya'dan katılımcılar, göçmen öğrencilerin okula uyumu konusunda işbirliği içerisindedir.